Boşanma Hukuku Avukatı
Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı davalarında uzman hukuki destek.
Ön Görüşme
Boşanma Davası Açmadan Önce Bilmeniz Gerekenler
Boşanma kararı, çoğu zaman aylarca süren bir muhasebenin sonunda verilir. Ofise gelen müvekkillerin büyük kısmı dosyayı açtığımız ilk gün çok temel sorulara odaklanıyor: Çocuğun velayeti kimde kalır? Evi kim alır? Karşı taraf mal kaçırırsa ne yaparım? Bu sayfada amacım, dava sürecini tüm detayıyla anlatmak değil — Anadolu Adliyesi Aile Mahkemeleri'nde gördüğüm pratik gerçekleri sizinle paylaşmak.
Boşanma davası açmadan önce şu üç şeyi netleştirmenizi tavsiye ediyorum: birincisi, ortak hesaplarınızın güncel ekstrelerini ve son üç yıla ait gelir belgelerinizi kendinize ayırın. İkincisi, eğer çocuğunuz varsa onun günlük rutinini kim üstleniyorsa (okula bırakma, doktor randevuları, veli toplantıları) bunları yazılı olarak not edin — velayet aşamasında bu küçük detaylar çok belirleyici oluyor. Üçüncüsü, evlilik öncesi sahip olduğunuz mallara dair tapu, ruhsat, banka belgesi gibi kayıtları toplayın. Davanın ilerleyen aşamasında bunlara erişim çok zorlaşıyor.
Anlaşmalı mı Çekişmeli mi? Hangi Yol Sizin İçin Doğru?
Eğer eşinizle evin paylaşımı, çocuğun velayeti ve nafaka konusunda tam mutabakat sağlayabiliyorsanız, anlaşmalı boşanma en hızlı yoldur. Hazırladığımız protokol mahkemeye sunulduktan ortalama 1-3 ay içinde tek celsede karar çıkar. Ancak şunu açıkça söylemem gerekiyor: müvekkillerin "anlaştık" diye geldiği dosyaların yarısı, masaya oturulduğunda anlaşmaya dönüşmüyor. Çünkü mal paylaşımı veya çocukla görüşme günleri konuşulmaya başlandığında pozisyonlar değişiyor.
Anlaşmalı boşanmada en sık yapılan hata, protokole "kalan tüm konularda tarafların hak iddiası yoktur" gibi geniş ibareler koymak. İyi niyetli görünse de bu ifade ileride çıkabilecek mal paylaşımı talepleri açısından bağlayıcı olur. Protokol cümle cümle planlanmalı; özellikle nafaka miktarı, ödeme tarihleri, çocukla görüşme takvimi, ortak borçların kim tarafından ödeneceği ayrı ayrı yazılmalıdır.
Anlaşma sağlanamıyorsa çekişmeli boşanma davası açmaktan başka çare yoktur. Bu davalar 1-3 yıl arasında sürer; istinaf aşaması da eklenince 4 yılı bulabilir. Süreyi en çok uzatan şey: iyi delil toplanmaması ve tanık ifadelerinin baştan iyi planlanmaması. Aceleyle açılan, kusur sebebi yeterince somutlaştırılmamış davalar genelde ya reddedilir ya da yıllarca sürüncemede kalır.
Boşanma Sebebi Olarak En Çok Kullanılan: TMK m.166
Türk Medeni Kanunu'nda zina (m.161), terk (m.164), suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (m.163) gibi özel boşanma sebepleri tanımlanmıştır. Ancak uygulamada açtığım çekişmeli boşanma dosyalarının büyük çoğunluğu, "evlilik birliğinin temelinden sarsılması" (TMK m.166) gerekçesine dayanır. Çünkü her özel sebebin ayrı ispat yükü ve sıkı zamanaşımı süresi vardır; m.166 ise daha esnektir ve kusur dengesine bakar.
Önemli ayrıntı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin son içtihatlarında "daha az kusurlu eşin de boşanma davası açabileceği" netleşmiş durumda. Yıllarca "kusursuz eş istemiyorsa boşanma olmaz" anlayışı vardı, artık değil. Bu, özellikle uzun süre psikolojik şiddet veya ekonomik baskı görmüş eşler için kritik bir kapı açtı.
Şu noktayı sıkça karıştırıyorlar: TMK m.166/4 uyarınca eşler en az 3 yıl ayrı yaşamışsa ve daha önce reddedilmiş bir boşanma davası varsa, "fiili ayrılık" sebebiyle boşanma kararı verilebilir. Yani bir kez red kararı alınmış olmak, evliliği ömür boyu sürdürme zorunluluğu yaratmıyor.
Velayet — En Yanlış Bilinen Konu
Müvekkillerin en sık sorduğu cümle: "Çocuk küçük, velayet kesin annede kalır değil mi?" Cevap: hayır. 0-3 yaş aralığındaki çocuk için anneye verilme eğilimi güçlü olsa da, mahkeme her durumda çocuğun üstün yararını değerlendirir. Velayet kararı verilmeden önce pedagog raporu, sosyal inceleme raporu ve gerekirse çocuğun dinlenmesi (genelde 8 yaş üzeri) yapılır.
Velayet kendisinde olmayan ebeveynle çocuk arasında "kişisel ilişki" düzenlenir — yani görüşme günleri. Genel uygulama: ayda 2 hafta sonu, dini bayramların yarısı, yılda en az 15 gün yaz tatili. Görüşme günlerinde çocuk teslim edilmiyorsa icra yoluyla çocuk teslimi talep edilebilir, ancak bu çoğu zaman çocuk için travmatiktir; önce aile danışmanlığı denenmesini öneriyorum.
Velayet sonradan da değiştirilebilir. Çocuğun bakım koşullarının kötüleşmesi, velayet sahibinin yaşam tarzında ciddi değişiklikler (alkol-madde bağımlılığı, yeni evliliğin çocuğa zarar vermesi) olması veya çocuğun yaşı ilerleyince kendi tercihini bildirmesi gibi durumlarda velayet değişikliği davası açılabilir. Mahkeme her zaman çocuğa öncelik verir; bu yüzden velayet kararı "kazanma-kaybetme" gözüyle değil, çocuk için en iyisini bulma gözüyle ele alınmalıdır.
Mal Paylaşımı: 2002 Tarihi Neden Bu Kadar Kritik?
1 Ocak 2002'de Medeni Kanun değişti ve "edinilmiş mallara katılma rejimi" yasal mal rejimi haline geldi. Bu tarihten sonra yapılan evliliklerde, evlilik içinde edinilen mallar boşanmada eşit paylaşılır. Miras, bağış ve evlilikten önce edinilen mallar (kişisel mallar) paylaşım dışındadır.
2002'den önce evlenen çiftlerde varsayılan rejim "mal ayrılığı" idi; yani her eşin kendi adına olan mal kendisinde kalıyordu. Bu durumda diğer eş ancak katkı payı alacağı davası açabilir — örneğin evi koca aldı ama kadın yıllarca maaşının bir kısmıyla taksitlere katkıda bulunduysa, bu katkıyı ispat ederek hak talep edebilir. Bu davalar zorlu olur çünkü 20-30 yıl önceki banka kayıtları, dekontlar gerekebilir.
Bu noktada en sık karşılaştığım stratejik hata: müvekkilin boşanma niyetini öğrenen karşı taraf, evi veya aracı bir akrabasına devrediyor. Bu hareket "muvazaa" sayılır ve geri alınabilir; ancak işi mahkemeye götürmek 1-2 yıl sürer. Boşanma davasıyla birlikte ihtiyati tedbir talep ederek mal varlığı üzerinde dondurma kararı çıkartmak, çoğu zaman daha pratik çözümdür. Mal paylaşımı detayları için ayrı sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Nafaka — Üç Farklı Türü Karıştırmayın
"Nafaka" kavramı tek bir şey değil. Üç türü vardır ve her birinin koşulları farklıdır:
- Tedbir nafakası: Dava açıldığı anda devreye girer, dava süresince ödenir. Çocuğun ve maddi açıdan zayıf eşin korunması için hâkim re'sen karar verir.
- Yoksulluk nafakası: Boşanma sonrası, ekonomik açıdan zorlanan eşe ödenir. Süresizdir ancak alacaklının evlenmesi veya yeniden iş bulmasıyla kalkar. 2024 yılında AYM'nin "süresiz nafaka" konusundaki kararı sonrası süre tartışmaları devam etse de mevcut uygulama hâlâ süresiz yönündedir.
- İştirak nafakası: Velayet kendisinde olmayan ebeveynin, çocuğun bakımına katkı için ödediği nafaka. Çocuk reşit olana kadar devam eder; üniversiteye gidiyorsa süresi uzayabilir.
Nafaka miktarı kesin bir formülle değil, tarafların gelir-gider dengesi, çocuğun ihtiyaçları ve hayat standardı gözetilerek belirlenir. Asgari ücret üzerinden çalışan biri için aylık 2.500-3.500 TL iştirak nafakası tipik bir aralık iken, üst gelir grubunda 8.000-15.000 TL'yi bulan kararlar görmek mümkün. Detaylı bilgi için nafaka davaları sayfamı inceleyebilirsiniz.
Aldatma İddiası ve Delil Toplama
Aldatma (zina), TMK m.161 uyarınca özel bir boşanma sebebidir. Ancak ispatı oldukça katıdır: Yargıtay sadece otel kayıtları, tanık beyanları, yazışmalar ve fotoğraflar gibi somut delilleri kabul eder. Bir önemli uyarı — eşinizin telefonunu rızası olmadan karıştırıp WhatsApp yazışmalarını çekmek özel hayatın gizliliğini ihlal suçu oluşturabilir. Bu yolla elde edilen delillerin mahkemede kullanılması da çoğunlukla reddedilir. Doğru yol, dürüstlük kurallarına aykırı şekilde elde edilmemiş delillere odaklanmaktır: kamuya açık paylaşımlar, üçüncü şahısların ifadeleri, kredi kartı ekstreleri.
Hizmet Alanlarım
- Anlaşmalı Boşanma — Protokol hazırlığı ve mahkeme süreci
- Çekişmeli Boşanma — Delil stratejisi, tanık planı, kusur ispatı
- Velayet Davaları — Velayet, kişisel ilişki, velayet değişikliği
- Nafaka Davaları — Tedbir, iştirak, yoksulluk nafakası ve artırım
- Mal Paylaşımı — Edinilmiş mallar, katkı payı, ihtiyati tedbir
- Tazminat Davaları — TMK m.174 maddi ve manevi tazminat
Anadolu Adliyesi'nde Süreç Nasıl İşliyor?
Kartal merkezli olduğum için boşanma dosyalarımın büyük kısmı Anadolu Adliyesi Aile Mahkemeleri'nde görülüyor. Adliye, e-Duruşma sistemine geçtiğinden bu yana özellikle iş hayatı yoğun olan müvekkiller için süreç çok daha rahat. Tanık dinlenmesi, mali bilirkişi raporları gibi belirli aşamalar dışında çoğu duruşmaya bizzat katılmanız gerekmiyor.
Pratik bir bilgi: Anadolu Adliyesi'nde aile mahkemeleri yoğun çalışıyor ve duruşma günleri 4-6 ay sonrasına alınabiliyor. Bu yüzden dilekçeyi açtıktan sonra "neden duruşma yok?" diye endişelenmeyin — bu olağan bir durum. İlk celsede genelde delil listeleri sunulur, tanıklar bildirilir ve ön inceleme yapılır. Asıl tanık dinlenmesi ikinci celsede başlar.
İlk değerlendirme görüşmesinde sizinle dosyayı baştan sona konuşuyorum: hangi sebebe dayanacağız, ne tür delil toplamamız gerekiyor, çocuk varsa nasıl yol izleyeceğiz, mal paylaşımı için tedbir alalım mı? Görüşme yüz yüze veya online olabilir. Görüşmenin sonunda size yazılı bir yol haritası gönderiyorum: hangi belgeyi temin edeceksiniz, hangi tarihler kritik, hangi adımı dava açılmadan önce tamamlamak gerekiyor.
Boşanma Sonrası: Soyadı, Sigorta, Miras
Boşanma kararı kesinleştikten sonra unutulan birkaç işlem var. Kadın eş, kocasının soyadını kullanmaya devam etmek istiyorsa boşanma kararından itibaren bunu mahkemede talep etmelidir; sonradan ayrı dava açmak çok daha zor. SGK kayıtlarında medeni hal bildirimi yapılması, beyanname üzerinden vergi durumunun güncellenmesi ve nüfus müdürlüğünden yeni nüfus cüzdanı çıkarılması da listenin başında gelir. Eğer eşler arasında daha önce yapılmış bir vasiyetname varsa, boşanmayla birlikte vasiyetnamede sağ kalan eşe yapılan kazandırmalar kanunen geçersiz hâle gelir (TMK m.504). Ancak bunun farkında olmadan yıllar sonra miras davalarında sürpriz yaşayanlar oluyor.
Boşanma Hukuku Süreci Nasıl İlerler?
- Adım 1
İlk görüşmede evlilik süreci, çocuklar, mal varlığı ve anlaşma ihtimali birlikte değerlendirilir.
- Adım 2
Anlaşmalı veya çekişmeli dava stratejisi belirlenir; protokol, dilekçe ve delil planı hazırlanır.
- Adım 3
Dava sürecinde nafaka, velayet, mal paylaşımı ve tedbir talepleri dosya bütünlüğü içinde takip edilir.
- Adım 4
Karar sonrası kesinleşme, nüfus işlemleri ve gerekiyorsa icra/tahsil aşamaları yönetilir.